TR
  • EN
  • ES
  • FR
  • RU
  • AR

Dış Dünyaya Açılan Penceremiz: Cildimiz ve Onu Korumanın Yolları

Cildimiz, vücudumuzun en büyük organıdır, hastalık ve enfeksiyonlara karşı ilk savunmamız, bedenimizi çevresel faktörlere karşı koruyan bir kalkandır adeta. Cildimizin her katmanı sağlığımızı korumak amacıyla çalışır ancak herhangi bir tehlike ile karşı karşıya geldiğinde cildin etkili bir bariyer olarak çalışma yeteneği bozulur. Koruyucu rolünü üstlenebilmesi için cilt sağlığını desteklemek ve iyileştirmek gerekmektedir.

Cildimiz vücudumuzun aynasıdır, onun dışa yansıttıkları hem cildimizin kendisinin hem de iç organlarımızın sağlık durumları hakkında bize ipuçları verir. Bu nedenle cildimizi çok iyi tanımaya, gözlemlemeye, analiz etmeye ve bize verdiği sinyalleri iyi değerlendirmeye çalışmalıyız.

Cildin pek çok işlevi vardır. Bunlardan en önemlisi bedenimiz ve dış dünya arasındaki ilk savunma hattı olmasıdır. Bu özelliği ile bizi çeşitli mikroorganizmalardan, kirlilik ve kimyasal maddelerden korur. Ayrıca bir kişinin dış görünüşünün en temel parçası olduğundan toplum içinde ayırt edilmeyi ve tanımlanmayı sağlar. Cildin vücut ısısını düzenler, sıvı dengesini korur ve nem kaybını kontrol eder. Kimyasal ve mekanik uyarıcılara karşı duyuları aktive eder; ağrıyı, dokunmayı, basıncı, sıcaklığı hissetmemizi sağlar. Örneğin bizi tehlikelere karşı uyarmak için acı hissini tanır. Güneş ışığında D vitamini sentezini desteklerken, zararlı ultraviole (UV) ışınlarına karşı da cildi korur.

Cildimizi etkileyen çok sayıda iç ve dış faktör vardır. Genetik, yaşlanma, hormonlar, diyabet gibi durumlar cildi etkileyen iç faktörler iken; güneşe korunmasız bir şekilde maruz kalma, cildi çok sık veya çok sıcak suyla yıkama gibi kontrolümüzde olan dış faktörler de mevcuttur. Sağlıksız beslenme, stres, uyku eksikliği, hareketsizlik, yeterli miktarda su tüketmeme, sigara içme ve belirli ilaçlar da yine cildin koruyucu bariyerine zarar veren dış etmenlerdendir.

 

Sağlıklı bir cilt için:

  • Güneşten doğru faydalanın

Cildimize iyi bakmanın en önemli yollarından biri güneşten korunmaktır. Sürekli güneşe maruz kalma; kırışıklıklara, yaşlılık lekelerine ve diğer cilt sorunlarına neden olabilir. Daha ileriki süreçlerde cilt kanseri riskini artırabilir.

Özellikle Mayıs ile Kasım aylarında saat 10:00-15:00 arası güneş ışınlarının yeryüzüne dik gelmesinden kaynaklı bu saatlerde cildimizi korumaya büyük önem göstermeliyiz. Mümkün olduğunca gölgede kalmalı, cildimizi koruyucu kıyafetler ve şapka giymeli, SPF değeri en az 15 olan geniş spektrumlu bir güneş koruyucu kullanmalıyız.

  • Sigaradan uzak durun

Sigara içmek cilt sağlığı için önemli olan oksijen ve besin maddelerini tüketir. Cildin dış katmanlarındaki küçük kan damarlarını daraltarak kan akışını azaltır ve cildi soluklaştırır.

Sigara içmek ayrıca cildinize güç ve esneklik veren lifler olan kolajen ve elastine de zarar verir. Buna ek olarak, sigara içerken yapılan tekrarlayan yüz hareketleri kırışıklık görünümünün artmasına ve cildinizin erken yaşlanmasına neden olur. Daha ileriki seviyelerde cilt kanseri riskine dahi neden olabilir.

  • Cilt bakımınıza özen gösterin

Günlük temizlik ritüelleri istemeden de olsa cildinize zarar verebilir. Sıcak su ve uzun süreli duşlar veya banyolar; cildimizde yağ bezleri tarafından salgılanan ve cildimizin nem kaybını ortadan kaldırarak kurumasını önleyen, dış etkenlere karşı dayanıklılık sağlayan yağ (sebum) tabakasına zarar verir. Bu da cildimizin hızla kurumasına, egzama gibi deri rahatsızlıklarının ortaya çıkmasına sebebiyet vererek cilt toleransımızı düşürür. Bu sebeple banyo veya duş zamanlarımızı sınırlandırmalı ve sıcak su yerine ılık su kullanmalıyız.

Cilt yapısı ve cildin pH değeri ile uyumlu olmayan güçlü sabunlardan kaçınmalıyız. Sert sabunlar ve deterjanlar içeriğindeki ağır sürfaktanlarla ciltteki sebumu ve faydalı bakterileri yok edebilir. Bu durumda yine cildin koruyucu nem bariyeri ortadan kalkar ve cilt çevresel pek çok etkene açık hale gelir. Bunun yerine cildimiz için hafif temizleyiciler seçmeye özen göstermeliyiz. Cildimizi yıkadıktan veya banyo yaptıktan sonra, bir miktar nem kalacak şekilde yumuşak dokulu bir havlu ile hafif tampon hareketleri ile kurulama yapmak da yine cildimizi korumamıza yardımcı olacaktır.

Malum içinde bulunduğumuz Covid-19 pandemisi sebebi ile de su veya sabuna ulaşamadığımız zamanlarda dezenfektan ürünleri kullanmak artık hepimiz için bir alışkanlık haline geldi. İşte bu noktada doğru dezenfektan tercihi yapmak çok kritik bir öneme sahip. Sağlığınız için mutlaka          T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından Biyosidal ruhsatlı ve güvenilir ürünleri tercih etmelisiniz. KONIX El Dezenfektan Jeli, Türkiye’de ilk biyosidal ruhsata sahip el dezenfektan jelidir aynı zamanda içeriğinde yer alan özel nemlendiriciler sayesinde alkolün ciltte meydana getirdiği iritasyonu engelleyerek elleri nemlendirir ve yumuşatır.

Cildimizi günlük olarak nemlendirmek de hayati bir önem taşır. Cildimiz vücudumuzun en büyük organıdır; genç, lekesiz ve sağlıklı kalmak için düzenli dikkat gerektirir. Bu sebeple cilt tipimize uygun bir nemlendirici seçmeli ve düzenli olarak kullanmalıyız. Günlük kullanım için özellikle SPF içeren bir nemlendirici tercih etmekte fayda vardır.

  • Sağlıklı beslenin

Tüm vücut sağlığımız olduğu gibi cilt sağlığımız da beslenmeyle yakın ilişkilidir. Cildimizi korumak için mümkün olduğunca sağlıklı beslenmeliyiz. Bu bağlamda dengeli bir beslenme modeli benimsemeli, her besin grubuna soframızda yer vermeliyiz. Günlük koşuşturmacalar içinde çoğu zaman yediklerimize çok dikkat edemesek de mutlaka vücudumuza eksik aldığımız vitamin ve mineralleri güvenilir gıda takviyeleri ile yerine koymalıyız. Bol miktarda su içmenin de cilt sağlığını ve bütünlüğünü korumada temel bir rolü olduğu unutmamalıyız.

  • Stres yönetiminizi yapın

Kontrolsüz stres cildinizi daha hassas hale getirebilir ve pek çok cilt problemlerini tetikleyebilir. Sağlıklı bir beden bütünlüğü sağlayabilmek için stresimizi yönetmeye yönelik adımlar atmalıyız. Nefes ve beden egzersizleri stresi minimize etmemize çok fayda sağlayacaktır. Yeterli uyku, sağlıklı beslenme ve en önemlisi kendini sevme, hoşumuza giden şeyleri yapmak için kendimize zaman ayırma bu yoldaki kilitleri açmak için en doğru anahtarlarımız olacaktır.